27 Şubat 2013 Çarşamba

122 SERİ NOLU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

26 Şubat 2013 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 28571

Maliye Bakanlığından:
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 122)
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetki çerçevesinde 1/3/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aşağıdaki açıklama ve düzenlemelerin yapılmasına gerek duyulmuştur.


- (3.3.1.) bölümünde yer alan “bakır, çinko ve alüminyum” ibareleri “bakır, çinko, alüminyum ve kurşun”,

- (3.3.2.) bölümünün başlığı “3.3.2. BAKIR, ÇİNKO, ALÜMİNYUM VE KURŞUN ÜRÜNLERİNİN TESLİMİ”,

- (3.3.2.1.) bölümünün birinci paragrafı, “Bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (3.3.2.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanlara tesliminde, (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.”,

- (3.3.2.2.2.) bölümünde yer alan “Bakır, çinko ve alüminyum” ibareleri “Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun”

şeklinde, (3.3.2.2.1.) bölümünün birinci paragrafı ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “Tevkifat kapsamına bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul; anot, katot, granül, filmaşin, profil, levha, tabaka, rulo, şerit, panel, sac, boru, pirinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerleri ile kurşun ve alaşımlarından mamul, tuğla, mühür, yaprak, plaka, folyo, pul, saçma, ızgara, toz, kurşun oksit, kurşun monoksit, kırmızı oksit ve benzerleri girmektedir.”

2. 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin;

- (3.3.3.1.) ve (3.3.6.1.) bölümleri ile (3.3.3.2.2.) bölümünde yer alan Örnek 2’deki (9/10) oranları (5/10),

- 1/3/2013 tarihinden itibaren yapılacak iade taleplerine uygulanmak üzere (5.2.1.) ve (5.2.2.) bölümlerindeki (2.000 TL) tutarları (4.000 TL),

- (5.2.1.4.) ve (5.2.2.2.) bölümlerindeki “Bakır, çinko ve alüminyum ürünlerinin teslimi,” ibareleri “Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun ürünlerinin teslimi”,

- (5.2.1.4.) bölümündeki “Metal, plastik, kağıt, cam hurda ve atıklarının teslimi” ibaresi “Metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıklarının teslimi”,

şeklinde değiştirilmiştir.

3. 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (5.2.1.1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir:

“1 No.lu KDV Beyannamesinde gösterilen ve mahsuben iade şartlarını taşıyan KDV iade alacağı, aynı döneme ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden KDV borcuna mahsup edilebilecektir.

Kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan ve vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılan mahsuben iade taleplerinde, vergi inceleme raporu dışında diğer belgelerin tamamlanmış olması ve vergi inceleme raporunun olumlu gelmesi (rapor kısmen olumlu gelmişse olumlu gelen kısım itibariyle) kaydıyla iade talep dilekçesinin verildiği tarih itibariyle mahsup işlemi yapılacaktır. Bu durumda, mahsuben iade talep edilen vergi borcunun vade tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmayacaktır.”
Tebliğ olunur.

11 Şubat 2013 Pazartesi

TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI :TMS 32 HAKKINDA DEĞİŞİKLİK TEBLİĞİ

11 Şubat 2013  PAZARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28556
TEBLİĞ
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
FİNANSAL ARAÇLAR: SUNUMA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS 32) HAKKINDA TEBLİĞ (SIRA NO: 40)’DE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 8)
MADDE 1 – 28/10/2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ (Sıra No:40)’in ekinde yer alan “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının 43 üncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
43. Bu Standart, finansal varlık ve borçların net esasa göre sunumunu, bu sunum esnasında iki ya da daha fazla sayıda farklı finansal aracın ödenmesinin işletmenin gelecekteki tahmini nakit akışını yansıtması durumunda zorunlu tutar. İşletmenin tek bir net tutarda ödeme yapma veya alma hakkı olduğunda ve işletme bu yönde hareket etme niyeti taşıdığında, tek bir finansal varlık ya da finansal borcu var demektir. Diğer durumlarda finansal varlıklar ve borçlar, işletmenin kaynak veya yükümlülüklerini gösterme nitelikleri dolayısıyla birbirlerinden ayrı olarak sunulur. Finansal tablolara yansıtılmış TFRS 7’nin 13A paragrafı kapsamındaki finansal araçlar için TFRS 7’nin 13B-13E paragrafları uyarınca açıklanması gerekli bilgiler açıklanır.”
MADDE 2 – Aynı Standardın ‘Uygulama Rehberi’ başlıklı Ekinin UR38 paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan başlıklar ile UR38A ila UR38F paragrafları eklenmiştir.
“UR38 “-”
Muhasebeleştirilen tutarları netleştirme konusunda hâlihazırda yasal bir hakkı bulunan işletme kriteri (42(a) paragrafı)
UR38A Netleştirme hakkı hâlihazırda mevcut olabilir veya bu hak gelecekteki bir olaya bağlı olabilir (örneğin, hakkın kullanımı yalnızca karşı taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi, tasfiyesi veya iflası gibi gelecekteki bazı olayların gerçekleşmesiyle başlayabilir veya uygulanabilir). Netleştirme hakkı gelecekteki bir olaya bağlı olmasa da, bu hak sadece karşı taraflardan birinin veya tamamının işe yönelik normal uygulamalarında, yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile tasfiyesi veya iflası durumunda yasal olarak kullanılabilir.
UR38B 42(a) paragrafında belirtilen kriterin karşılanması için, işletmenin netleştirme konusunda hâlihazırda yasal bir hakkının bulunması gereklidir. Dolayısıyla netleştirme hakkı:
(a) Gelecekteki bir olaya bağlı olmamalı ve
(b) Aşağıda belirtilen koşulların tamamında yasal olarak uygulanabilmelidir. İşletmenin ve karşı tarafların tamamının
(i) İşe yönelik normal uygulamalarında,
(ii) Yükümlülüğünü yerine getirmediğinde ve
(iii) Tasfiyesinde veya iflasında.
UR38C Netleştirme hakkının niteliği ve kapsamı, kullanımına bağlı koşullar ve yükümlülüğün yerine getirilmemesi, tasfiye veya iflas durumlarında devam edip etmeyeceği gibi hususlar, farklı yerel düzenlemelere göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, netleştirme hakkının işe yönelik normal uygulamalar dışında kendiliğinden kullanılabilir olduğu varsayılamaz. Örneğin, yerel düzenlemelerde yer alan tasfiye ve iflas kanunları bazı iflas veya tasfiye hallerinde netleştirme hakkını yasaklayabilir veya sınırlayabilir.
UR38D İşletmenin veya karşı tarafların tamamının işe yönelik normal uygulamalarında, yükümlülüğünü yerine getirmediğinde ve tasfiyesi veya iflası durumlarında, yasal bir hakkın bulunup bulunmadığının belirlenmesinde tarafların ilişkilerine uygulanan düzenlemelerin (örneğin, sözleşme hükümleri, yükümlülüğün yerine getirilmediği durumlarda veya sözleşmelere uygulanan kanunlar, taraflara uygulanabilen tasfiye veya iflas kanunları) dikkate alınması gerekebilir.
‘Net esasa göre ödemede bulunma ya da varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini eş zamanlı gerçekleştirme niyeti bulunan’ işletme kriteri (42(b) paragrafı)
UR38E 42(b) paragrafında belirtilen kriterin karşılanması için, işletmenin net esasa göre ödemede bulunma ya da varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini eş zamanlı olarak gerçekleştirme niyetinin bulunması gereklidir. İşletmenin net esasa göre ödeme yapma hakkı bulunmasına rağmen, işletme varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini ayrı ayrı gerçekleştirebilir.
UR38F İşletmenin tutarları net esasa göre ödemesiyle gerçekte aynı biçimde sonuçlanacak şekilde ödeyebilmesi durumunda, 42(b) paragrafında belirtilen net ödeme kriteri karşılanacaktır. Bu durum, yalnızca brüt ödemede bulunma yönteminin kredi ve likitide riskini ortadan kaldırdığı veya önemsiz düzeyde kredi ve likitide riskleriyle sonuçlandığı ile alacaklar ve borçlar tek bir ödeme sürecinde veya döngüsünde gerçekleştiği durumlarda ortaya çıkacaktır. Örneğin, aşağıda belirtilen özelliklerin tamamına sahip bir brüt ödeme sistemi 42(b) paragrafında belirtilen net ödeme kriterini karşılayacaktır:
(a) Netleştirmeye uygun olan finansal varlıkların ve finansal borçların işleme konmak üzere aynı zamanda sunulması,
(b) Finansal varlıklar ve borçlar işleme konmak üzere sunuldukları anda tarafların ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyi taahhüt etmiş olmaları,
(c) Finansal varlıklar ve borçlar işleme konmak üzere sunulduklarında, bunlardan kaynaklanan nakit akışlarında değişiklik olma ihtimalinin bulunmaması (işlem aksamadıkça – bakınız: (d) bendi),
(d) Menkul kıymetler ile teminat altına alınmış varlıkların ve borçların menkul kıymet transferi veya benzer bir sistem ile ödenecek olması, dolayısıyla menkul kıymet transferi aksadığında menkul kıymetlerle teminat altına alınmış alacakların ve borçların ödenmesi de aksayacaktır (ve tam tersi durumda),
(e) Aksayan herhangi bir işlemin, (d) bendinde ana hatları belirtildiği üzere, ödeme yapılmadıkça tekrardan işleme konması,
(f) Ödemenin aynı kuruluş aracılığıyla gerçekleştirilmesi (örneğin takas bankası, merkez bankası veya merkezi kayıt kuruluşu),
(g) Ödemelerin gününde yapılmasını sağlamak üzere, tarafların her birinin cari hesaplarında yeterli tutarlarda günlük kredi kullanım imkanlarının bulunması ve ödeme talebinde bulunulması durumunda gün içi kredi kullanım imkanlarının kabul görmesinin neredeyse kesin olması.”
MADDE 3 – Bu Tebliğin;
a) 1 inci maddesi, 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde ve söz konusu hesap dönemlerinin ara dönemlerinde uygulanır ve bu çerçevede yapılması gerekli olan açıklamalar geriye dönük olarak sunulur.
b) 2 ve 3 üncü maddeleri, 31/12/2013 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde geriye dönük olarak uygulanır. Ayrıca erken uygulamaya izin verilmektedir. Erken uygulanması halinde bu durum dipnotlarda açıklanmalıdır. Buna ek olarak, aynı dönemlere ilişkin olarak 30/1/2007 tarihli ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 42 Sıra no’lu Tebliğ Ekinde yer alan TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı uyarınca gerekli açıklamalar yapılmalıdır.
MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı yürütür.

TFRS 7 FİNANSAL ARAÇLAR DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

11 Şubat 2013  PAZARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28556
TEBLİĞ
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
TFRS 7 FİNANSAL ARAÇLAR: AÇIKLAMALARA İLİŞKİN TÜRKİYE
FİNANSAL RAPORLAMA STANDARDI (TFRS 7) HAKKINDA
TEBLİĞ (SIRA NO: 42)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 7)
MADDE 1 – 30/1/2007 tarih ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 42)’in Ek-1’inde yer alan “TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar” Standardının mülga 13 üncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan başlık ve 13A ila 13F paragrafları eklenmiştir.
“Finansal varlıkların ve finansal borçların netleştirilmesi
13A 13B–13E paragrafları uyarınca yapılan açıklamalar, bu TFRS’de yer alan diğer açıklama hükümlerini destekleyici niteliktedir ve TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilerek finansal tablolara yansıtılmış tüm finansal araçlar için zorunludur. Ayrıca, söz konusu açıklamalar, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilip netleştirilmediğine bakılmaksızın, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlara uygulanır.
13B İşletme finansal tablo kullanıcılarının netleştirme anlaşmalarının finansal durumu üzerine etkisini veya muhtemel etkisini değerlendirmesini sağlayan bilgileri açıklar. Bu çerçevede, 13A paragrafı kapsamında işletmenin finansal tablolarına yansıtılmış finansal varlıkları ve borçlarıyla ilgili netleştirme haklarının etkisi veya muhtemel etkisi dikkate alınır.
13C 13B paragrafında belirtilen amacı yerine getirmek üzere, işletme raporlama dönemi sonunda, finansal tablolara yansıtılmış 13A Paragrafı kapsamındaki finansal varlık ve borçları için aşağıda yer alan sayısal bilgileri ayrı ayrı açıklar:
(a) Söz konusu finansal varlık ve borçların brüt tutarlarını,
(b) Finansal durum tablosunda sunulan net tutarı belirlerken TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan kriterlere göre netleştirilen tutarları,
(c) Finansal durum tablosunda sunulan net tutarları,
(d) Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan ancak (b) bendi kapsamında yer almayan tutarları. Bu tutarlar aşağıdakileri içerir:
(i) TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerinin tamamını ya da bir kısmını karşılamamakla birlikte finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlara ilişkin tutarlar ile
(ii) Finansal teminatlara (nakit teminatlar da dahil olmak üzere) ilişkin tutarlar.
(e) (c) bendinde belirtilen tutarlardan (d) bendinde belirtilenlerin düşülmesi
sonucu elde edilen net tutarı.
Bu paragrafa göre açıklanması gerekli bilgiler, başka bir format daha uygun olmadığı sürece tablo formatında sunulur. Finansal varlık ve borçlara ilişkin açıklamalar aynı tabloda gösterilmez.
13D Bir finansal araç için 13C paragrafının (d) bendine göre açıklanan toplam tutar, söz konusu finansal araç için aynı paragrafın (c) bendinde belirtilen tutar ile sınırlıdır.
13E İşletme 13C paragrafının (d) bendine göre açıklama yapılan, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ve benzer bir sözleşmeye konu olan finansal tablolarına yansıtılmış finansal varlıklar ve borçlarıyla ilgili netleştirme haklarını, bu hakların niteliklerini de belirtecek şekilde açıklar.
13F 13B – 13E paragraflarına göre açıklanması gerekli bilgilerin finansal tablolara ilişkin birden fazla dipnotta açıklanması durumunda, işletme bu dipnotların her birinde diğer dipnotlara atıfta bulunur.
MADDE 2 – Aynı Standardın 44R paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“44R TFRS 7’de Açıklamalar–Finansal Varlıkların ve Borçların Netleştirilmesi’ne ilişkin değişiklikler kapsamında 13A–13F paragrafları ile B40–B53 paragrafları eklenmiştir. Bu değişiklikler 1 Ocak 2013 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık hesap dönemlerinde ve söz konusu hesap dönemlerinin ara dönemlerinde uygulanır. Bu değişiklikler sonucu yapılması gerekli olan açıklamalar geriye dönük olarak sunulur.”
MADDE 3 – Aynı Standardın Uygulama rehberi başlıklı Ek B’sinin B39 paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan başlıklar ile B40 ila B53 paragrafları eklenmiştir.
“Finansal varlıkların ve finansal borçların netleştirilmesi (13A – 13F paragrafları)
Kapsam (13A paragrafı)
B40 13B–13E paragrafları uyarınca yapılan açıklamalar, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilerek finansal tablolara yansıtılmış tüm finansal araçlar için zorunludur. Ayrıca, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilip netleştirilmediğine bakılmaksızın, benzer finansal araçlar ve işlemler içeren karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan finansal araçlar da 13B–13E paragraflarında yer alan açıklama hükümlerinin kapsamındadır.
B41 13A ve B40 paragraflarında ifade edilen benzer sözleşmeler türev takas (kliring) sözleşmeleri, küresel geri alım sözleşmeleri, küresel menkul kıymet ödünç sözleşmeleri ve finansal teminatlara ilişkin her türlü haklar gibi sözleşmeleri içerir. B40 paragrafında belirtilen benzer finansal araçlar ve işlemler; türev ürünler, satım ve geri alım sözleşmeleri, menkul kıymet borçlanma sözleşmeleri, menkul kıymet ödünç sözleşmeleri gibi finansal araç ve işlemleri içerir. 13A paragrafı kapsamında olmayan finansal araçlara aynı kuruluştaki krediler ve müşteri mevduatları (finansal durum tablosunda netleştirilmemeleri durumunda) ile sadece teminat sözleşmelerine konu olan finansal araçlar örnek olarak gösterilebilir.
Finansal tablolara yansıtılmış 13A paragrafı kapsamındaki finansal varlıklara ve borçlara ilişkin sayısal bilgilerin açıklanması (13C paragrafı).
B42 13C paragrafına göre açıklanan finansal araçlar farklı ölçüm hükümlerine tabi olabilirler (örneğin; bir geri alım sözleşmesiyle ilgili borç itfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülebilirken, bir türev ürün gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülecektir). İşletme finansal araçları finansal tablolara yansıtılmış tutarları üzerinden dikkate alır ve ortaya çıkan ölçüm farklılıklarına ilgili açıklamalarda yer verir.
Finansal tablolara yansıtılmış 13A paragrafı kapsamındaki finansal varlıkların ve borçların brüt tutarlarının açıklanması (13C paragrafının (a) bendi).
B43 13C paragrafının (a) bendi uyarınca açıklanması gerekli tutarlar, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilerek finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlar ile ilgilidir. Söz konusu tutarlar, ayrıca netleştirme kriterlerini karşılayıp karşılamadığına bakılmaksızın, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlar ile ilgilidir. Ancak, 13C paragrafının (a) bendi uyarınca yapılması gerekli açıklamalar, TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerini karşılamayan teminat sözleşmeleri neticesinde finansal tablolara yansıtılan tutarlar ile ilgili değildir. Bu tutarların 13C paragrafının (d) bendine göre açıklanması gerekir.
TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan kriterlere göre netleştirilen tutarların açıklanması (13C paragrafının (b) bendi)
B44 13C paragrafının (b) bendi, işletmelerin finansal durum tablosunda sunulan net tutarları belirlerken TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilen tutarları açıklamasını zorunlu kılar. Aynı sözleşme kapsamında netleştirmeye konu olan finansal tablolara yansıtılmış finansal varlıklara ve borçlara ilişkin ayrı tutarlar hem finansal varlık açıklamalarında hem de finansal borç açıklamalarında yer alacaktır. Ancak açıklanan tutarlar (örneğin, bir tabloda) netleştirmeye konu tutarlarla sınırlıdır. Örneğin, bir işletme TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerini karşılayan finansal tablolara yansıtılmış bir türev varlığa ve türev borca sahip olabilir. Türev varlığın brüt tutarının türev borcun brüt tutarından daha büyük olması durumunda, finansal varlık açıklamalarını içeren tablo ilgili türev varlığa ilişkin tutarın tamamını (13C paragrafının (a) bendine göre) ve ilgili türev borca ilişkin tutarın tamamını (13C paragrafının (b) bendine göre) içerecektir. Ancak, finansal borç açıklamalarını içeren tablo ilgili türev borca ilişkin tutarın tamamını içerirken (13C paragrafının (a) bendine göre) ilgili türev varlığa ilişkin tutarın sadece türev borcun tutarına eşit olan kısmını (13C paragrafının (b) bendine göre) içerecektir.
Finansal durum tablosunda sunulan net tutarların açıklanması (13C paragrafının (c) bendi)
B45 İşletmenin netleştirmeye ilişkin açıklamalarının kapsamında olmakla birlikte (13A paragrafında belirtildiği şekilde) TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerinin karşılamayan finansal araçlara sahip olması durumunda, 13C paragrafının (c) bendine göre açıklanması gerekli tutarlar aynı paragrafın (a) bendine göre açıklanması gereken tutarlara eşit olacaktır.
B46 13C paragrafının (c) bendine göre açıklanması gereken tutarların finansal durum tablosunda sunulan her bir kalemdeki tutarla mutabakatı sağlanmalıdır. Örneğin, bir işletmenin finansal tablo kalemlerinde yer alan tutarların toplulaştırılmasının veya ayrıştırılmasının ihtiyaca daha uygun bilgi sağladığına karar vermesi durumunda, 13C paragrafının (c) bendi kapsamında birleştirilerek veya ayrıştırılarak açıklanan tutarların finansal durum tablosunda sunulan her bir kalemdeki tutarla mutabakatı tekrar sağlanmalıdır.
Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan ancak 13C paragrafının (b) bendi kapsamında yer almayan tutarların açıklanması (13C paragrafının (d) bendi)
B47 13C paragrafının (d) bendi, işletmelerin karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan ancak 13C paragrafının (b) bendi kapsamında yer almayan tutarları açıklamasını zorunlu kılar. 13C paragrafının (d) bendinin (i) alt bendi TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerinin tamamını ya da bir kısmını karşılamayan finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlara ilişkin tutarlara atıf yapmaktadır (örneğin, TMS 32’nin 42 nci paragrafının (b) bendinde yer alan kriteri karşılamayan mevcut netleştirme hakları, sadece temerrüt halinde ya da sadece herhangi bir karşı tarafın tasfiye halinde olması veya iflas etmiş olması durumunda yasal olarak uygulanabilir veya kullanılabilir olan koşula bağlı netleştirme hakları).
B48 13C paragrafının (d) bendinin (ii) alt bendi nakit teminatlar da dahil olmak üzere hem alınan hem de verilen finansal teminatlara ilişkin tutarlara atıf yapmaktadır. İşletme teminat olarak alınan veya verilen bu finansal araçların gerçeğe uygun değerini açıklar. 13C paragrafının (d) bendinin (ii) alt bendine göre açıklanan tutarlar alınan veya verilen asıl teminatla ilişkili olup bu tür teminatların geri verilmesine veya geri alınmasına ilişkin muhasebeleştirilen borçlarla veya alacaklarla ilişkili değildir.
13C paragrafının (d) bendi kapsamında açıklanan tutarlara ilişkin sınır (13D paragrafı)
B49 13C paragrafının (d) bendine göre tutarlar açıklanırken, finansal araç ile yapılan aşırı teminatlandırmanın etkisi dikkate alınmalıdır. Bunun için işletme ilk olarak 13C paragrafının (c) bendine göre açıklanan tutardan aynı paragrafın (d) bendinin (i) alt bendine göre açıklanan tutarları indirmelidir. İşletme daha sonra 13C paragrafının (d) bendinin (ii) alt bendine göre açıklanan tutarları ilgili finansal araç için aynı paragrafın (c) bendi için geriye kalan tutarla sınırlar. Bununla birlikte, teminata ilişkin hakların finansal araçlara karşı uygulanabilir olması durumunda, bu tür haklar 13D paragrafına göre yapılan açıklamaya dahil edilebilir.
Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ve benzer bir sözleşmeye konu olan netleştirme haklarının açıklanması
B50 İşletme 13C paragrafının (d) bendine göre açıklanan benzer sözleşmelere ve netleştirmeye ilişkin haklarının niteliği de dahil olmak üzere bu hakların türlerini açıklar. Örneğin, işletme koşula bağlı haklarını açıklar. Gelecekteki bir olaya bağlı olmayan netleştirme haklarına konu olmakla birlikte TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan diğer kriterleri karşılamayan finansal araçlar için işletme kriterlerin karşılanmama nedenini veya nedenlerini açıklar. Alınan veya verilen tüm finansal teminatlar için işletme teminat sözleşmesinin koşullarını açıklar (örneğin, teminatın kullanımının sınırlandırılmış olduğu durumda).
Finansal araç türü veya karşı taraf itibarıyla açıklama
B51 13C paragrafının (a)-(e) bentlerine göre yapılması gerekli sayısal açıklamalar finansal araç veya işlem türüne göre gruplandırılabilir (örneğin; türev ürünler, geri alım ve ters geri alım sözleşmeleri, menkul kıymet borçlanma ve menkul kıymet ödünç sözleşmeleri şeklinde).
B52 Ayrıca, 13C paragrafının (a)-(c) bentlerine göre yapılması gerekli sayısal açıklamalar finansal araç türüne göre; aynı paragrafın (c)-(e) bentlerine göre yapılması gerekli sayısal açıklamalar ise karşı tarafa göre gruplandırılabilir. İşletmenin söz konusu bilgileri karşı taraf itibarıyla sunması durumunda, karşı tarafların kimliklerini belirtmesine gerek yoktur. Ancak bu durumda karşı taraflara ilişkin yapılan tanımlamaların (Karşı Taraf A, Karşı Taraf B, Karşı Taraf C ve benzeri), karşılaştırılabilirliğin sağlanması adına, sunumu yapılan hesap dönemlerinde tutarlı bir şekilde ifade edilmesi gerekir. Nitel açıklamalar göz önünde bulundurularak karşı taraf türlerine (sınıflarına) ilişkin daha fazla bilgi sunulabilir. 13C paragrafının (c)-(e) bentlerinde belirtilen tutarların açıklanması karşı taraf itibarıyla yapılırken, bir karşı tarafa ilişkin toplam tutarlara nazaran bireysel olarak önemli olan tutarlar ayrı olarak açıklanır ve bireysel olarak önemli olmayan diğer tüm tutarlar birleştirilerek tek bir kalemde sunulur.
Diğer
B53 13C-13E paragraflarına göre açıklanması gerekli çeşitli bilgiler asgari olarak yapılması gereken açıklamalar niteliğindedir. 13B paragrafında belirtilen amacı yerine getirmek üzere, işletmeler bu açıklamaları, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkan veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmanın ya da benzer bir sözleşmenin netleştirme haklarının niteliği de dahil olmak üzere koşullarıyla bunların işletmenin finansal durumu üzerine etkisine veya muhtemel etkisine bağlı olarak ek açıklamalarla destekleme ihtiyacı duyabilirler.
MADDE 4 – Bu Tebliğ, 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde ve söz konusu hesap dönemlerinin ara dönemlerinde uygulanır. Bu değişiklikler sonucu yapılması gerekli olan açıklamalar geriye dönük olarak sunulur.
MADDE 5 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı yürütür.



8 Şubat 2013 Cuma

150 m2 ' den küçük Konut Teslimlerinde KDV Oranları (Yürürlük 01/01/2013

150 M2‟DEN KÜÇÜK KONUT TESLİMLERİNDE KDV ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ

 24/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine ilişkin Kararın 1 inci maddesine aşağıdaki (6) numaralı fıkra eklenmiştir.
"(6) (I) sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2‟ye kadar konutlardan;
10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dahil olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değeri;
a) Beşyüz Türk Lirasına kadar (500 tl hariç) olan konutların tesliminde kdv oranı % 1
b) Beşyüz Türk Lirası ile bin Türk Lirası (bin Türk Lirası hariç) arasında olan konutların
tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı, (%8)
c) Bin Türk Lirası ve üzerinde olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (a)
bendinde belirtilen vergi oranı, (%18) uygulanır."
YÜRÜRLÜK: Bu düzenleme yapı ruhsatı 1/1/2013 tarihinden itibaren alınan konut inşaatı projeleri
ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi bu tarihten itibaren yapılacak konut inşaatı projelerine ilişkin konut teslimlerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde
01/01/2013 ) yürürlüğe girmiştir.

7 Şubat 2013 Perşembe

Emlak satışında satış bedelinin emlak değerinden düşük olması halinde takip edilecek yol.

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
Sayı     :  B.07.1.GİB.4.06.16.01/2008-GVK-Mük.80-2
Konu   :  Değer artışı kazancının vergilendirilmesi
  
……………………………………
 
İlgi    …………. tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçenizde; sahibi olduğunuz gayrimenkulu satmanız halinde değer artışı kazancı yönünden vergilendirilmenize esas olmak üzere satış bedeli olarak tapu senedinde belirtilen gerçek satış bedelinin mi, yoksa bu değerden daha yüksek olan tapu harcına esas alınan emlak vergisi değerinin mi dikkate alınacağı hususunda görüş talep etmektesiniz.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Değer Artışı Kazançları” başlıklı Mükerrer 80’inci maddesinde; (4783 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle 1.1.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir.) “Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.
…..
6-İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70’inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak (5615 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile değişen ibare)(1.1.2007 tarihinden geçerli olmak üzere) beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)
Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.
(5281 sayılı Kanunun 27’nci maddesiyle 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere değişen fıkra.) Bir  takvim yılında elde edilen değer artış kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, (1.1.2008 tarihinden geçerli olmak üzere) 6.800 Yeni Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır.
…..”  hükümleri yer almıştır.           
Diğer taraftan, aynı Kanunun “Safi değer artışı” başlıklı Mükerrer 81’inci maddesinin 1’inci fıkrasında;  “Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.” hükmü yer almış olup, aynı maddenin son fıkrasında ise “Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, söz konusu gayrimenkulün elden çıkarılma bedelinden; yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde endeksleme yapılmak suretiyle bulunacak iktisap bedeli ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve uhdenizde kalan giderler ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi sonucu kalan fark, değer artışı kazancına tabi olacaktır.
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63’üncü maddesinde tapu ve kadastro harcının, vergi değeri ile mükellef tarafından beyan edilmiş olan değerlerden yüksek olanı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, vergi değerinin ne olacağı hususuna ise 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesinde yer verilmiştir.
Söz konusu maddelerin birlikte irdelenmesinden de görüleceği üzere mükellef tarafından beyan edilen değerin vergi değerinden düşük olmasına ilişkin olarak mevcut yasal düzenlemede sadece tapu harcı yönünden ne şekilde işlem yapılacağı hüküm altına alınmış olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 80’inci maddesine herhangi bir atıf yapılmamıştır.
Buna göre, değer artışı kazancının matrahının hesabında gerçek satış bedelinin dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla gayrimenkulün satış bedelinin tapu harcının matrahını oluşturan emlak vergisi tarhına esas bedelden daha düşük olduğu durumlarda satışa ilişkin tapu harç matrahının değil, gerçek satış bedelinin dikkate alınması gerekmektedir. Gerçek satış bedelinin ise; söz konusu gayrimenkulün alım satım tarihinde sahibi için arz ettiği bedel olacağı tabiidir.
Öte yandan, satış bedelinin emlak vergisi tarhına esas olan değerden farklı olduğu durumlarda, gerek görülmesi halinde satış bedelinin tarafınızdan serbest delil sistemi içerisinde ( alım satıma ait olarak düzenlenen fatura, yasal kayıtlar, ödemeye ilişkin banka dekontları v.b.) kanıtlanması gerekmektedir.
Bu çerçevede, değer artışı kazancının tespitinde; alım-satıma ilişkin gerçek satış bedelinin tapu senedi üzerinde yer alması halinde bu bedelin,
Tapu senedinde herhangi bir bedel belirtilmemiş ise alım satım esnasında alıcı ile satıcının üzerinde anlaştığı satış bedelinin, esas alınması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.