21 Ekim 2014 Salı

APARTMAN YÖNETİMLERİ SAİR KURUM KAPSAMINDA DEĞİLDİR.(VERGİ MAHKEMESİ KARARI)

T.C.
ESKİŞEHİR
1.VERGİ MAHKEMESİ

ESAS NO: 2014/.....
KARAR NO: 2014/...

DAVACI                      : .............................. APARTMANI YÖNETİCİSİ (YÖNETİCİ ..........)

DAVALI                      : ................................VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

DAVANIN ÖZETİ : Davacı apartman yönetimi tarafından ../.../2013 tarihi itibarı ile gelir vergisi stopaj yönünden mükellefiyet kaydının açılmasına ilişkin .. /... /2014 tarih ve ....... sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu,tevkifat yapmakla yükümlü kişi ver kurumların kanunda tek tek sayıldığı, apartman yönetiminin maddelerde yer almadığı,vergiye tabi işlemlerin kanunla belirleneceği ileri
sürülerek resen yapılan mükellefiyet kaydının iptali istenilmektedir.

SAVUNMA ÖZETİ : Apartman yönetimi tarafından sigortalı çalışan kapıcının sosyal güvenlik mevzuatındaki yasal yükümlülüklerinin yerine getirilmesi amacıyla SMMM ile sözleşme akdedildiği ,buna ilişkin olarak ücret ödemesi yapıldığı,, 193 sayılı kanun'un 94. maddesine göre tevkifat yapılması gerektiği,apartman yönetiminin anılan maddede belirtilen ''sair kurumlar'' arasında değerlendirilmesi gerektiği,yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu savunularak davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

                                                                TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Eskişehir 1.Vergi Mahkemesi'nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.


...........

193 sayılı kanun'un 94 maddesinde : kamu idare ve müesseseleri,iktisadi kamu müesseseleri,sair kurumlar,ticaret şirketleri,iş ortaklıkları,dernekler,vakıflar,dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri,kooperatifler,yatırım fonu yönetenler,gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbapları,zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar'' hükmüne yer verilmiştir.

..................

Tevkifat yapmakla yükümlü olan kişi ve kurumların mevzuatta tek tek sayıldığı,bu kişi ve kurumların dışındakilerin tevkifat yapma mecburiyetlerinin bulunmadığı, apartman yönetimlerinin maddede tevkifat yapmakla yükümlü kişi veya kurumların arasında sayılmadığı,bu yönetimleri ''SAİR KURUMLAR'' kapsamında da kabul etmenin mümkün olmadığı dikkate alındığında apartman yönetimlerinin tevkifat yapmakla yükümlü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda apartmanda sigortalı olarak çalışan kapıcının sosyal güvenlik mevzuatındaki yasal
yükümlülüklerinin yerine getirilmesi amacıyla ödeme yapılan SMMM için ödediği ücretlerden
vergi tevkifatı yapma yükümlülüğü bulunmayan apartman yönetimi adına mükellefiyet kaydı açılmasında hukuki isabet bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı adına tesis edilen .../.../2014 tarih ve ...... sayılı mükellefiyet tesisine ilişkin işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan ...... Tl yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,artan posta giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere .../10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


   BAŞKAN                              ÜYE                                       ÜYE





30 Eylül 2014 Salı

Özel Esaslara tabi mükellef listesinden çıkarılma işlemi : Danıştay Kararı.(T.C. Danıştay 3.Daire)

T.C.
DANIŞTAY
3.DAİRE
Esas   No:2014/
Karar No:2014/



Temyiz Eden  :     ........................... Vergi Dairesi Başkanlığı

Karşı Taraf     :     .........................San.Tic.Ltd.Şti.


İstemin Özeti : Davacı şirket tarafından özel esaslara tabi mükellefelr listesinden çıkarılması
yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
....... 1.Vergi Mahkemesi 16/01/2014 gün ve esas: 2013/...., karar 2014/..... sayılı kararıyla;
mükelleflerin bu şekilde sınıflandırılmasının yasal veya anayasal bir dayanağı bulunmadığı
gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Davalı idare tarafından, idarenin iç işlemi olan uygulamanın
idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem sayılamayacağı ileri
sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

                                                       TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Dayandığı  hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı,
aynı gerekçe ve nedenlere Dairemizce de uygun görülmüş olup,temyiz istemine ilişkin dilekçede
ileri sürülen iddialar sözün geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından
temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasını 20/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.


BAŞKAN           ÜYE               ÜYE                ÜYE           ÜYE

27 Şubat 2014 Perşembe

TİCARET ÜNVANLARININ TESCİLİ HAKKINDA TEBLİĞ





14 Şubat 2014  CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28913
TEBLİĞ
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:
TİCARET UNVANLARI HAKKINDA TEBLİĞ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, ticaret şirketleri ile ticari işletme işleten diğer tacirlerin ticaret unvanlarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, ticaret şirketleri ile ticari işletme işleten diğer tacirleri kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 3/6/2011 tarihli ve 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesi ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 210 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Ticaret unvanı
MADDE 4 – (1) İşletme konusu ile şirket türünü gösteren ibareler Türkçe olmak kaydıyla ticaret unvanı serbestçe belirlenebilir.
(2) Ticaret unvanında yer alacak ibareler, tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte ve gerçeğe aykırı olamaz.
(3) Ticaret unvanında yer alan ibareler kamu düzenine, ulusal çıkarlara ve ahlaka aykırı olamaz, kültürel ve tarihi değerleri zedeleyecek şekilde belirlenemez.
(4) Bir ticaret unvanına “Türk”, “Türkiye”, “Cumhuriyet” ve “Milli” kelimeleri yalın, sade ve eksiz olarak; Bakanlar Kurulu kararıyla konulabilir. Bu ibarelerin Türk Ticaret Kanununun 41 ve 42 nci maddeleri uyarınca ticaret unvanında kullanılması zorunlu olan gerçek kişinin ad veya soyadında yer alması halinde Bakanlar Kurulu kararı aranmaz.
(5) Anonim ve limited şirketlerin ticaret unvanında işletme konularından en az birinin yer alması zorunludur. İşletme konusunu gösteren ibarelerde kısaltma yapılamaz. Başlıca amacı başka işletmelere katılmaktan ibaret olacak şekilde kurulacak anonim şirketlerin unvanında “holding” ibaresine yer verilmesi zorunludur.
(6) Ticaret unvanında resmi olarak tanımlanmış yer adları kullanılabilir, ülke adlarının unvanda kullanılabilmesi için ise o ülkenin yetkili makamlarından izin alınması gerekir.
(7) Kamu kurum ve kuruluşları ile ulusal ve uluslararası diğer kuruluşların adları ya da bunları tanımlayan kısaltılmış adları ticaret unvanlarında ek olarak kullanılamaz. Ancak bu kurum ve kuruluşların işlettiği işletmeler ile hissedarı oldukları şirketlerin ticaret unvanlarında kendilerinin adları veya kısaltılmış adları kullanılabilir.
(8) Ticaret sicilinden silinen bir ticaret unvanı, unvanın silinmesine ilişkin ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe başka bir tacir adına yeniden tescil edilemez.
İltibas
MADDE 5 – (1) Bir ticaret unvanı, Türkiye’nin herhangi bir sicil müdürlüğüne daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olan ek yapılmadan tescil edilemez.
(2) Daha önceden tescil edilmiş bir ticaret unvanının, Türk Ticaret Kanununun 46 ncı maddesi kapsamındaki ek ve işletme konusunu gösteren ilk ibaresi aynı olan diğer bir ticaret unvanına ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilemez. (Ek-1; Örnek-1)
(3) Daha önce tescil edilmiş ticaret unvanının eki ile kendi eki aynı olan, ancak ekten sonra gelen işletme konusunu gösteren ilk ibaresi farklı olan ticaret unvanı, ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilebilir. (Ek-1; Örnek-2)
(4) Daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanından yalnızca şirket türünü gösteren ibareleri farklı olan diğer bir unvan, ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez. (Ek-1; Örnek-3)
Diğer hususlar
MADDE 6 – (1) Ticaret unvanı ve işletme adına ilişkin diğer hususlarda, 19/12/2012 tarihli ve 2012/4093 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine göre hareket edilir.
İtiraz
MADDE 7 – (1) 4 üncü ve 5 inci madde hükümlerine istinaden tescil talebi reddedilenler, red kararına karşı, Türk Ticaret Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca sekiz gün içinde ticaret sicilinin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir.
Yürürlük
MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.


Ek-1
Örnekler

Örnek-1: “A İnşaat Otomotiv Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” ticaret unvanı daha önce tescil edilmiş ise, “A İnşaat Tekstil Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” ticaret unvanı ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez.
Örnek-2: “B İnşaat Otomotiv Sanayi Anonim Şirketi” ticaret unvanı daha önce tescil edilmiş ise, “B Turizm İnşaat Sanayi Anonim Şirketi” ticaret unvanı ayırt edici ek yapılmadan tescil edilebilir.
Örnek-3: “C Turizm Limited Şirketi” ticaret unvanı daha önce tescil edilmiş ise, “C Turizm Anonim Şirketi” ticaret unvanı ayırt edici ek yapılmadan tescil edilemez.

27 Şubat 2013 Çarşamba

122 SERİ NOLU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

26 Şubat 2013 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 28571

Maliye Bakanlığından:
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 122)
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetki çerçevesinde 1/3/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aşağıdaki açıklama ve düzenlemelerin yapılmasına gerek duyulmuştur.


- (3.3.1.) bölümünde yer alan “bakır, çinko ve alüminyum” ibareleri “bakır, çinko, alüminyum ve kurşun”,

- (3.3.2.) bölümünün başlığı “3.3.2. BAKIR, ÇİNKO, ALÜMİNYUM VE KURŞUN ÜRÜNLERİNİN TESLİMİ”,

- (3.3.2.1.) bölümünün birinci paragrafı, “Bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul, Tebliğin (3.3.2.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin Tebliğin (3.1.2.) bölümünde sayılanlara tesliminde, (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.”,

- (3.3.2.2.2.) bölümünde yer alan “Bakır, çinko ve alüminyum” ibareleri “Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun”

şeklinde, (3.3.2.2.1.) bölümünün birinci paragrafı ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “Tevkifat kapsamına bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından, kurşun ve alaşımlarından mamul; anot, katot, granül, filmaşin, profil, levha, tabaka, rulo, şerit, panel, sac, boru, pirinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerleri ile kurşun ve alaşımlarından mamul, tuğla, mühür, yaprak, plaka, folyo, pul, saçma, ızgara, toz, kurşun oksit, kurşun monoksit, kırmızı oksit ve benzerleri girmektedir.”

2. 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin;

- (3.3.3.1.) ve (3.3.6.1.) bölümleri ile (3.3.3.2.2.) bölümünde yer alan Örnek 2’deki (9/10) oranları (5/10),

- 1/3/2013 tarihinden itibaren yapılacak iade taleplerine uygulanmak üzere (5.2.1.) ve (5.2.2.) bölümlerindeki (2.000 TL) tutarları (4.000 TL),

- (5.2.1.4.) ve (5.2.2.2.) bölümlerindeki “Bakır, çinko ve alüminyum ürünlerinin teslimi,” ibareleri “Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun ürünlerinin teslimi”,

- (5.2.1.4.) bölümündeki “Metal, plastik, kağıt, cam hurda ve atıklarının teslimi” ibaresi “Metal, plastik, lastik, kauçuk, kağıt, cam hurda ve atıklarının teslimi”,

şeklinde değiştirilmiştir.

3. 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (5.2.1.1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir:

“1 No.lu KDV Beyannamesinde gösterilen ve mahsuben iade şartlarını taşıyan KDV iade alacağı, aynı döneme ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden KDV borcuna mahsup edilebilecektir.

Kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan ve vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılan mahsuben iade taleplerinde, vergi inceleme raporu dışında diğer belgelerin tamamlanmış olması ve vergi inceleme raporunun olumlu gelmesi (rapor kısmen olumlu gelmişse olumlu gelen kısım itibariyle) kaydıyla iade talep dilekçesinin verildiği tarih itibariyle mahsup işlemi yapılacaktır. Bu durumda, mahsuben iade talep edilen vergi borcunun vade tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmayacaktır.”
Tebliğ olunur.

11 Şubat 2013 Pazartesi

TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI :TMS 32 HAKKINDA DEĞİŞİKLİK TEBLİĞİ

11 Şubat 2013  PAZARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28556
TEBLİĞ
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
FİNANSAL ARAÇLAR: SUNUMA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARDI (TMS 32) HAKKINDA TEBLİĞ (SIRA NO: 40)’DE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 8)
MADDE 1 – 28/10/2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ (Sıra No:40)’in ekinde yer alan “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının 43 üncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
43. Bu Standart, finansal varlık ve borçların net esasa göre sunumunu, bu sunum esnasında iki ya da daha fazla sayıda farklı finansal aracın ödenmesinin işletmenin gelecekteki tahmini nakit akışını yansıtması durumunda zorunlu tutar. İşletmenin tek bir net tutarda ödeme yapma veya alma hakkı olduğunda ve işletme bu yönde hareket etme niyeti taşıdığında, tek bir finansal varlık ya da finansal borcu var demektir. Diğer durumlarda finansal varlıklar ve borçlar, işletmenin kaynak veya yükümlülüklerini gösterme nitelikleri dolayısıyla birbirlerinden ayrı olarak sunulur. Finansal tablolara yansıtılmış TFRS 7’nin 13A paragrafı kapsamındaki finansal araçlar için TFRS 7’nin 13B-13E paragrafları uyarınca açıklanması gerekli bilgiler açıklanır.”
MADDE 2 – Aynı Standardın ‘Uygulama Rehberi’ başlıklı Ekinin UR38 paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıda yer alan başlıklar ile UR38A ila UR38F paragrafları eklenmiştir.
“UR38 “-”
Muhasebeleştirilen tutarları netleştirme konusunda hâlihazırda yasal bir hakkı bulunan işletme kriteri (42(a) paragrafı)
UR38A Netleştirme hakkı hâlihazırda mevcut olabilir veya bu hak gelecekteki bir olaya bağlı olabilir (örneğin, hakkın kullanımı yalnızca karşı taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi, tasfiyesi veya iflası gibi gelecekteki bazı olayların gerçekleşmesiyle başlayabilir veya uygulanabilir). Netleştirme hakkı gelecekteki bir olaya bağlı olmasa da, bu hak sadece karşı taraflardan birinin veya tamamının işe yönelik normal uygulamalarında, yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile tasfiyesi veya iflası durumunda yasal olarak kullanılabilir.
UR38B 42(a) paragrafında belirtilen kriterin karşılanması için, işletmenin netleştirme konusunda hâlihazırda yasal bir hakkının bulunması gereklidir. Dolayısıyla netleştirme hakkı:
(a) Gelecekteki bir olaya bağlı olmamalı ve
(b) Aşağıda belirtilen koşulların tamamında yasal olarak uygulanabilmelidir. İşletmenin ve karşı tarafların tamamının
(i) İşe yönelik normal uygulamalarında,
(ii) Yükümlülüğünü yerine getirmediğinde ve
(iii) Tasfiyesinde veya iflasında.
UR38C Netleştirme hakkının niteliği ve kapsamı, kullanımına bağlı koşullar ve yükümlülüğün yerine getirilmemesi, tasfiye veya iflas durumlarında devam edip etmeyeceği gibi hususlar, farklı yerel düzenlemelere göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, netleştirme hakkının işe yönelik normal uygulamalar dışında kendiliğinden kullanılabilir olduğu varsayılamaz. Örneğin, yerel düzenlemelerde yer alan tasfiye ve iflas kanunları bazı iflas veya tasfiye hallerinde netleştirme hakkını yasaklayabilir veya sınırlayabilir.
UR38D İşletmenin veya karşı tarafların tamamının işe yönelik normal uygulamalarında, yükümlülüğünü yerine getirmediğinde ve tasfiyesi veya iflası durumlarında, yasal bir hakkın bulunup bulunmadığının belirlenmesinde tarafların ilişkilerine uygulanan düzenlemelerin (örneğin, sözleşme hükümleri, yükümlülüğün yerine getirilmediği durumlarda veya sözleşmelere uygulanan kanunlar, taraflara uygulanabilen tasfiye veya iflas kanunları) dikkate alınması gerekebilir.
‘Net esasa göre ödemede bulunma ya da varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini eş zamanlı gerçekleştirme niyeti bulunan’ işletme kriteri (42(b) paragrafı)
UR38E 42(b) paragrafında belirtilen kriterin karşılanması için, işletmenin net esasa göre ödemede bulunma ya da varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini eş zamanlı olarak gerçekleştirme niyetinin bulunması gereklidir. İşletmenin net esasa göre ödeme yapma hakkı bulunmasına rağmen, işletme varlığı elde etme ve borcu ödeme işlemlerini ayrı ayrı gerçekleştirebilir.
UR38F İşletmenin tutarları net esasa göre ödemesiyle gerçekte aynı biçimde sonuçlanacak şekilde ödeyebilmesi durumunda, 42(b) paragrafında belirtilen net ödeme kriteri karşılanacaktır. Bu durum, yalnızca brüt ödemede bulunma yönteminin kredi ve likitide riskini ortadan kaldırdığı veya önemsiz düzeyde kredi ve likitide riskleriyle sonuçlandığı ile alacaklar ve borçlar tek bir ödeme sürecinde veya döngüsünde gerçekleştiği durumlarda ortaya çıkacaktır. Örneğin, aşağıda belirtilen özelliklerin tamamına sahip bir brüt ödeme sistemi 42(b) paragrafında belirtilen net ödeme kriterini karşılayacaktır:
(a) Netleştirmeye uygun olan finansal varlıkların ve finansal borçların işleme konmak üzere aynı zamanda sunulması,
(b) Finansal varlıklar ve borçlar işleme konmak üzere sunuldukları anda tarafların ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyi taahhüt etmiş olmaları,
(c) Finansal varlıklar ve borçlar işleme konmak üzere sunulduklarında, bunlardan kaynaklanan nakit akışlarında değişiklik olma ihtimalinin bulunmaması (işlem aksamadıkça – bakınız: (d) bendi),
(d) Menkul kıymetler ile teminat altına alınmış varlıkların ve borçların menkul kıymet transferi veya benzer bir sistem ile ödenecek olması, dolayısıyla menkul kıymet transferi aksadığında menkul kıymetlerle teminat altına alınmış alacakların ve borçların ödenmesi de aksayacaktır (ve tam tersi durumda),
(e) Aksayan herhangi bir işlemin, (d) bendinde ana hatları belirtildiği üzere, ödeme yapılmadıkça tekrardan işleme konması,
(f) Ödemenin aynı kuruluş aracılığıyla gerçekleştirilmesi (örneğin takas bankası, merkez bankası veya merkezi kayıt kuruluşu),
(g) Ödemelerin gününde yapılmasını sağlamak üzere, tarafların her birinin cari hesaplarında yeterli tutarlarda günlük kredi kullanım imkanlarının bulunması ve ödeme talebinde bulunulması durumunda gün içi kredi kullanım imkanlarının kabul görmesinin neredeyse kesin olması.”
MADDE 3 – Bu Tebliğin;
a) 1 inci maddesi, 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde ve söz konusu hesap dönemlerinin ara dönemlerinde uygulanır ve bu çerçevede yapılması gerekli olan açıklamalar geriye dönük olarak sunulur.
b) 2 ve 3 üncü maddeleri, 31/12/2013 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde geriye dönük olarak uygulanır. Ayrıca erken uygulamaya izin verilmektedir. Erken uygulanması halinde bu durum dipnotlarda açıklanmalıdır. Buna ek olarak, aynı dönemlere ilişkin olarak 30/1/2007 tarihli ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 42 Sıra no’lu Tebliğ Ekinde yer alan TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı uyarınca gerekli açıklamalar yapılmalıdır.
MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı yürütür.

TFRS 7 FİNANSAL ARAÇLAR DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

11 Şubat 2013  PAZARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28556
TEBLİĞ
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
TFRS 7 FİNANSAL ARAÇLAR: AÇIKLAMALARA İLİŞKİN TÜRKİYE
FİNANSAL RAPORLAMA STANDARDI (TFRS 7) HAKKINDA
TEBLİĞ (SIRA NO: 42)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 7)
MADDE 1 – 30/1/2007 tarih ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 42)’in Ek-1’inde yer alan “TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar” Standardının mülga 13 üncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan başlık ve 13A ila 13F paragrafları eklenmiştir.
“Finansal varlıkların ve finansal borçların netleştirilmesi
13A 13B–13E paragrafları uyarınca yapılan açıklamalar, bu TFRS’de yer alan diğer açıklama hükümlerini destekleyici niteliktedir ve TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilerek finansal tablolara yansıtılmış tüm finansal araçlar için zorunludur. Ayrıca, söz konusu açıklamalar, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilip netleştirilmediğine bakılmaksızın, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlara uygulanır.
13B İşletme finansal tablo kullanıcılarının netleştirme anlaşmalarının finansal durumu üzerine etkisini veya muhtemel etkisini değerlendirmesini sağlayan bilgileri açıklar. Bu çerçevede, 13A paragrafı kapsamında işletmenin finansal tablolarına yansıtılmış finansal varlıkları ve borçlarıyla ilgili netleştirme haklarının etkisi veya muhtemel etkisi dikkate alınır.
13C 13B paragrafında belirtilen amacı yerine getirmek üzere, işletme raporlama dönemi sonunda, finansal tablolara yansıtılmış 13A Paragrafı kapsamındaki finansal varlık ve borçları için aşağıda yer alan sayısal bilgileri ayrı ayrı açıklar:
(a) Söz konusu finansal varlık ve borçların brüt tutarlarını,
(b) Finansal durum tablosunda sunulan net tutarı belirlerken TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan kriterlere göre netleştirilen tutarları,
(c) Finansal durum tablosunda sunulan net tutarları,
(d) Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan ancak (b) bendi kapsamında yer almayan tutarları. Bu tutarlar aşağıdakileri içerir:
(i) TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerinin tamamını ya da bir kısmını karşılamamakla birlikte finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlara ilişkin tutarlar ile
(ii) Finansal teminatlara (nakit teminatlar da dahil olmak üzere) ilişkin tutarlar.
(e) (c) bendinde belirtilen tutarlardan (d) bendinde belirtilenlerin düşülmesi
sonucu elde edilen net tutarı.
Bu paragrafa göre açıklanması gerekli bilgiler, başka bir format daha uygun olmadığı sürece tablo formatında sunulur. Finansal varlık ve borçlara ilişkin açıklamalar aynı tabloda gösterilmez.
13D Bir finansal araç için 13C paragrafının (d) bendine göre açıklanan toplam tutar, söz konusu finansal araç için aynı paragrafın (c) bendinde belirtilen tutar ile sınırlıdır.
13E İşletme 13C paragrafının (d) bendine göre açıklama yapılan, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ve benzer bir sözleşmeye konu olan finansal tablolarına yansıtılmış finansal varlıklar ve borçlarıyla ilgili netleştirme haklarını, bu hakların niteliklerini de belirtecek şekilde açıklar.
13F 13B – 13E paragraflarına göre açıklanması gerekli bilgilerin finansal tablolara ilişkin birden fazla dipnotta açıklanması durumunda, işletme bu dipnotların her birinde diğer dipnotlara atıfta bulunur.
MADDE 2 – Aynı Standardın 44R paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“44R TFRS 7’de Açıklamalar–Finansal Varlıkların ve Borçların Netleştirilmesi’ne ilişkin değişiklikler kapsamında 13A–13F paragrafları ile B40–B53 paragrafları eklenmiştir. Bu değişiklikler 1 Ocak 2013 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık hesap dönemlerinde ve söz konusu hesap dönemlerinin ara dönemlerinde uygulanır. Bu değişiklikler sonucu yapılması gerekli olan açıklamalar geriye dönük olarak sunulur.”
MADDE 3 – Aynı Standardın Uygulama rehberi başlıklı Ek B’sinin B39 paragrafından sonra gelmek üzere aşağıda yer alan başlıklar ile B40 ila B53 paragrafları eklenmiştir.
“Finansal varlıkların ve finansal borçların netleştirilmesi (13A – 13F paragrafları)
Kapsam (13A paragrafı)
B40 13B–13E paragrafları uyarınca yapılan açıklamalar, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilerek finansal tablolara yansıtılmış tüm finansal araçlar için zorunludur. Ayrıca, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilip netleştirilmediğine bakılmaksızın, benzer finansal araçlar ve işlemler içeren karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan finansal araçlar da 13B–13E paragraflarında yer alan açıklama hükümlerinin kapsamındadır.
B41 13A ve B40 paragraflarında ifade edilen benzer sözleşmeler türev takas (kliring) sözleşmeleri, küresel geri alım sözleşmeleri, küresel menkul kıymet ödünç sözleşmeleri ve finansal teminatlara ilişkin her türlü haklar gibi sözleşmeleri içerir. B40 paragrafında belirtilen benzer finansal araçlar ve işlemler; türev ürünler, satım ve geri alım sözleşmeleri, menkul kıymet borçlanma sözleşmeleri, menkul kıymet ödünç sözleşmeleri gibi finansal araç ve işlemleri içerir. 13A paragrafı kapsamında olmayan finansal araçlara aynı kuruluştaki krediler ve müşteri mevduatları (finansal durum tablosunda netleştirilmemeleri durumunda) ile sadece teminat sözleşmelerine konu olan finansal araçlar örnek olarak gösterilebilir.
Finansal tablolara yansıtılmış 13A paragrafı kapsamındaki finansal varlıklara ve borçlara ilişkin sayısal bilgilerin açıklanması (13C paragrafı).
B42 13C paragrafına göre açıklanan finansal araçlar farklı ölçüm hükümlerine tabi olabilirler (örneğin; bir geri alım sözleşmesiyle ilgili borç itfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülebilirken, bir türev ürün gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülecektir). İşletme finansal araçları finansal tablolara yansıtılmış tutarları üzerinden dikkate alır ve ortaya çıkan ölçüm farklılıklarına ilgili açıklamalarda yer verir.
Finansal tablolara yansıtılmış 13A paragrafı kapsamındaki finansal varlıkların ve borçların brüt tutarlarının açıklanması (13C paragrafının (a) bendi).
B43 13C paragrafının (a) bendi uyarınca açıklanması gerekli tutarlar, TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilerek finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlar ile ilgilidir. Söz konusu tutarlar, ayrıca netleştirme kriterlerini karşılayıp karşılamadığına bakılmaksızın, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlar ile ilgilidir. Ancak, 13C paragrafının (a) bendi uyarınca yapılması gerekli açıklamalar, TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerini karşılamayan teminat sözleşmeleri neticesinde finansal tablolara yansıtılan tutarlar ile ilgili değildir. Bu tutarların 13C paragrafının (d) bendine göre açıklanması gerekir.
TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan kriterlere göre netleştirilen tutarların açıklanması (13C paragrafının (b) bendi)
B44 13C paragrafının (b) bendi, işletmelerin finansal durum tablosunda sunulan net tutarları belirlerken TMS 32’nin 42 nci paragrafına göre netleştirilen tutarları açıklamasını zorunlu kılar. Aynı sözleşme kapsamında netleştirmeye konu olan finansal tablolara yansıtılmış finansal varlıklara ve borçlara ilişkin ayrı tutarlar hem finansal varlık açıklamalarında hem de finansal borç açıklamalarında yer alacaktır. Ancak açıklanan tutarlar (örneğin, bir tabloda) netleştirmeye konu tutarlarla sınırlıdır. Örneğin, bir işletme TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerini karşılayan finansal tablolara yansıtılmış bir türev varlığa ve türev borca sahip olabilir. Türev varlığın brüt tutarının türev borcun brüt tutarından daha büyük olması durumunda, finansal varlık açıklamalarını içeren tablo ilgili türev varlığa ilişkin tutarın tamamını (13C paragrafının (a) bendine göre) ve ilgili türev borca ilişkin tutarın tamamını (13C paragrafının (b) bendine göre) içerecektir. Ancak, finansal borç açıklamalarını içeren tablo ilgili türev borca ilişkin tutarın tamamını içerirken (13C paragrafının (a) bendine göre) ilgili türev varlığa ilişkin tutarın sadece türev borcun tutarına eşit olan kısmını (13C paragrafının (b) bendine göre) içerecektir.
Finansal durum tablosunda sunulan net tutarların açıklanması (13C paragrafının (c) bendi)
B45 İşletmenin netleştirmeye ilişkin açıklamalarının kapsamında olmakla birlikte (13A paragrafında belirtildiği şekilde) TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerinin karşılamayan finansal araçlara sahip olması durumunda, 13C paragrafının (c) bendine göre açıklanması gerekli tutarlar aynı paragrafın (a) bendine göre açıklanması gereken tutarlara eşit olacaktır.
B46 13C paragrafının (c) bendine göre açıklanması gereken tutarların finansal durum tablosunda sunulan her bir kalemdeki tutarla mutabakatı sağlanmalıdır. Örneğin, bir işletmenin finansal tablo kalemlerinde yer alan tutarların toplulaştırılmasının veya ayrıştırılmasının ihtiyaca daha uygun bilgi sağladığına karar vermesi durumunda, 13C paragrafının (c) bendi kapsamında birleştirilerek veya ayrıştırılarak açıklanan tutarların finansal durum tablosunda sunulan her bir kalemdeki tutarla mutabakatı tekrar sağlanmalıdır.
Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan ancak 13C paragrafının (b) bendi kapsamında yer almayan tutarların açıklanması (13C paragrafının (d) bendi)
B47 13C paragrafının (d) bendi, işletmelerin karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ya da benzer bir sözleşmeye konu olan ancak 13C paragrafının (b) bendi kapsamında yer almayan tutarları açıklamasını zorunlu kılar. 13C paragrafının (d) bendinin (i) alt bendi TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan netleştirme kriterlerinin tamamını ya da bir kısmını karşılamayan finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlara ilişkin tutarlara atıf yapmaktadır (örneğin, TMS 32’nin 42 nci paragrafının (b) bendinde yer alan kriteri karşılamayan mevcut netleştirme hakları, sadece temerrüt halinde ya da sadece herhangi bir karşı tarafın tasfiye halinde olması veya iflas etmiş olması durumunda yasal olarak uygulanabilir veya kullanılabilir olan koşula bağlı netleştirme hakları).
B48 13C paragrafının (d) bendinin (ii) alt bendi nakit teminatlar da dahil olmak üzere hem alınan hem de verilen finansal teminatlara ilişkin tutarlara atıf yapmaktadır. İşletme teminat olarak alınan veya verilen bu finansal araçların gerçeğe uygun değerini açıklar. 13C paragrafının (d) bendinin (ii) alt bendine göre açıklanan tutarlar alınan veya verilen asıl teminatla ilişkili olup bu tür teminatların geri verilmesine veya geri alınmasına ilişkin muhasebeleştirilen borçlarla veya alacaklarla ilişkili değildir.
13C paragrafının (d) bendi kapsamında açıklanan tutarlara ilişkin sınır (13D paragrafı)
B49 13C paragrafının (d) bendine göre tutarlar açıklanırken, finansal araç ile yapılan aşırı teminatlandırmanın etkisi dikkate alınmalıdır. Bunun için işletme ilk olarak 13C paragrafının (c) bendine göre açıklanan tutardan aynı paragrafın (d) bendinin (i) alt bendine göre açıklanan tutarları indirmelidir. İşletme daha sonra 13C paragrafının (d) bendinin (ii) alt bendine göre açıklanan tutarları ilgili finansal araç için aynı paragrafın (c) bendi için geriye kalan tutarla sınırlar. Bununla birlikte, teminata ilişkin hakların finansal araçlara karşı uygulanabilir olması durumunda, bu tür haklar 13D paragrafına göre yapılan açıklamaya dahil edilebilir.
Karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkân veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmaya ve benzer bir sözleşmeye konu olan netleştirme haklarının açıklanması
B50 İşletme 13C paragrafının (d) bendine göre açıklanan benzer sözleşmelere ve netleştirmeye ilişkin haklarının niteliği de dahil olmak üzere bu hakların türlerini açıklar. Örneğin, işletme koşula bağlı haklarını açıklar. Gelecekteki bir olaya bağlı olmayan netleştirme haklarına konu olmakla birlikte TMS 32’nin 42 nci paragrafında yer alan diğer kriterleri karşılamayan finansal araçlar için işletme kriterlerin karşılanmama nedenini veya nedenlerini açıklar. Alınan veya verilen tüm finansal teminatlar için işletme teminat sözleşmesinin koşullarını açıklar (örneğin, teminatın kullanımının sınırlandırılmış olduğu durumda).
Finansal araç türü veya karşı taraf itibarıyla açıklama
B51 13C paragrafının (a)-(e) bentlerine göre yapılması gerekli sayısal açıklamalar finansal araç veya işlem türüne göre gruplandırılabilir (örneğin; türev ürünler, geri alım ve ters geri alım sözleşmeleri, menkul kıymet borçlanma ve menkul kıymet ödünç sözleşmeleri şeklinde).
B52 Ayrıca, 13C paragrafının (a)-(c) bentlerine göre yapılması gerekli sayısal açıklamalar finansal araç türüne göre; aynı paragrafın (c)-(e) bentlerine göre yapılması gerekli sayısal açıklamalar ise karşı tarafa göre gruplandırılabilir. İşletmenin söz konusu bilgileri karşı taraf itibarıyla sunması durumunda, karşı tarafların kimliklerini belirtmesine gerek yoktur. Ancak bu durumda karşı taraflara ilişkin yapılan tanımlamaların (Karşı Taraf A, Karşı Taraf B, Karşı Taraf C ve benzeri), karşılaştırılabilirliğin sağlanması adına, sunumu yapılan hesap dönemlerinde tutarlı bir şekilde ifade edilmesi gerekir. Nitel açıklamalar göz önünde bulundurularak karşı taraf türlerine (sınıflarına) ilişkin daha fazla bilgi sunulabilir. 13C paragrafının (c)-(e) bentlerinde belirtilen tutarların açıklanması karşı taraf itibarıyla yapılırken, bir karşı tarafa ilişkin toplam tutarlara nazaran bireysel olarak önemli olan tutarlar ayrı olarak açıklanır ve bireysel olarak önemli olmayan diğer tüm tutarlar birleştirilerek tek bir kalemde sunulur.
Diğer
B53 13C-13E paragraflarına göre açıklanması gerekli çeşitli bilgiler asgari olarak yapılması gereken açıklamalar niteliğindedir. 13B paragrafında belirtilen amacı yerine getirmek üzere, işletmeler bu açıklamaları, karşılıklı işlemlerin netleştirilmesine imkan veren yasal olarak uygulanabilir nitelikteki bir anlaşmanın ya da benzer bir sözleşmenin netleştirme haklarının niteliği de dahil olmak üzere koşullarıyla bunların işletmenin finansal durumu üzerine etkisine veya muhtemel etkisine bağlı olarak ek açıklamalarla destekleme ihtiyacı duyabilirler.
MADDE 4 – Bu Tebliğ, 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde ve söz konusu hesap dönemlerinin ara dönemlerinde uygulanır. Bu değişiklikler sonucu yapılması gerekli olan açıklamalar geriye dönük olarak sunulur.
MADDE 5 – Bu Tebliğ hükümlerini Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı yürütür.